
Günün anlamına ve önemine binaen birkaç yıldır aklımda olan bir hususu dile getirmek istiyorum. Hepimizin hayatında az ya da çok vazgeçemediği şeyleri vardır. Vazgeçilmezlerimiz kimi zaman en sevdiklerimiz, eşimiz, dostumuz olurken kimi zaman da bir nesne olabiliyor. Tabi insanın bireyselleştiği ve kişilerden çok nesnelerin önem bulduğu bu çağda ikinci seçenek daha çok görülüyor. Gel gelelim asıl meseleye: vazgeçebilmeye.
Hz.İbrahim (a.s.)’ın oğlu Hz.İsmail (a.s.)’ı kurban etmesi olayını hepimiz biliriz. Yıllar önce televizyonda Hz.Yusuf dizisini izlerken bu olayı daha farklı bir açıdan görmüş ve sonrasında uzun uzun düşünmüştüm. Dizide Hz.Yusuf, kıtlık zamanı buğday almak için Mısır’a gelen kardeşlerinden Bünyamin’in yanında kalmasını sağlayarak diğer kardeşlerinin Bünyamin olmadan Kenan iline dönmesini istiyor. Bu planı duyan Bünyamin, uzun zamandır evlat hasreti çekmekte olan babasının bir evlat hasretine daha dayanamayacağı düşüncesi ile endişeleniyor. Bu endişesini abisine söylediğinde Hz.Yusuf, kardeşine ataları İbrahim (a.s.) ‘ın oğlu İsmail’i kurban etmesi olayını hatırlatıyor ve ekliyor “Atamız İbrahim, İsmail’ini kurban etmeye kalkmasaydı ona ulaşamazdı. İçindeki İsmail’i kurban etti de öyle onu elde etti. Ama babamız hala İsmail’lerini kurban etmedi.”. Bundan sonra olaylar devam ediyor ve oğlu Yusuf’un kaybından sonra sıkı sıkıya sarıldığı oğlu Bünyamin’i de kaybeden Hz.Yakub (a.s.) da İsmail’lerini kurban etmesi gerektiğini anlıyor.
Vazgeçemediklerimiz ya da başka bir kelime ile ifade etmek gerekirse İsmail’lerimiz, daha iyiye daha güzele kavuşabilmek için kurban edilmeyi bekliyor. Kurban edebilmek kadar ne için kurban ettiğimiz de bir başka önemli husus. Rabbinin rızası için vazgeçenler, kendine duyduğu saygı ve sevgi için vazgeçenler, sevdiği bir insan için vazgeçenler… Liste böyle uzayıp gidebilir. Bu vazgeçişlerin ortak noktası bir yenilgi değil bir zafer vazgeçişi olması. Rabbinin rızasını kazanmak için sevdiklerinden vazgeçen bir insan yenilmiş olur mu hiç?
Bu Kurban Bayramı elimizdeki nimetleri fark etmemiz ve vazgeçemediklerimizin bizi nasıl esir ettiğini idrak edebilmemiz için bir fırsat. Bırakması gerektiği halde sımsıkı tuttuğu ip yüzünden eli kesilenlerin inatla ipi tutmaya devam etmemesi için bir fırsat. İnsanın vazgeçmesi gerekenler kadar sımsıkı sarılması gerekenlere de sarılabilmesi için bir fırsat.
Kurban Bayramını tam manasıyla idrak edebilmek dileğiyle… Nice bayramlarınız olsun.
